Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz ile Mavi Vatan ve Türk Donanması Yazı Dizisi-1

0

Türk Deniz Kuvvetleri’nin savaş gemi yaş ortalaması oldukça yüksek. Yavuz sınıfı fırkateynlerin yakın zamanda, 2030’larda ise Gabya sınıfı fırkateynlerin emekli edilmesi planlanıyordu. Yaşanan gergin ortamda Türk Deniz Kuvvetlerinin İ sınıfı fırkateyn ve TF-2000 hava savunma fırkateyni ihtiyacı bulunuyor. Hatta Türk Deniz Kuvvetlerinin TCG Anadolu’nun eşi TCG Trakya ile 2 adet Bayraktar sınıfı LST Tank Çıkarma Gemi istediği iddia ediliyor.

Bu noktada Türkiye’nin askeri gemi inşa yeteneğini nasıl görüyorsunuz? Bu yeteneği daha da gelişmek için neler yapılmalı?

Cem Gürdeniz:

Türk Deniz Kuvvetlerinin lokomotif rolü altında Türk Gemi İnşa Sanayii başta yardımcı gemiler ve kısmen küçük tonajlı muharip gemiler olmak üzere çok büyük yetenekler ve yapabilirlikler kazanmıştır.

Türkiye dünya üzerinde özellikle ABD’den hibe ya da satış yoluyla alınan kullanılmış gemileri en iyi kullanan ulus olma özelliğini koruyan bir devlet.

Yaşlanan gemiler tabi ki bilenen gerçekler. Fakat, Türkiye dünya üzerinde özellikle ABD’den hibe ya da satış yoluyla alınan kullanılmış gemileri en iyi kullanan ulus olma özelliğini koruyan bir devlet.

ABD’den tedarik edilen Allan Sumner, FRAM I ve II sınıfı muhripler le Knox ve Oliver Hazard Perry sınıfı fırkateynleri yaş limitlerinin çok üzerinde kullanabilmiş bir bahriyeye sahibiz. Ben FRAM II sınıfı muhripler ve Gabya sınıfı fırkateynlerde görev yaptım. İlk Gabya sınıfı firkateyn olan Gaziantep’i ABD’den getiren ekibin II. Komutanıydım. Daha sonra Komutanı oldum. “Çelik Gemiler Demir Bahriyeliler” isimli kitabımda gemi transfer edilirken neler yaşandı okuyarak öğrenebilirsiniz. Yıllar sonra karşılaştığım bir ABD’li yetkili bana Amerikan gemilerini Türkler olarak kendilerinden daha iyi kullandığımızı söylemişti.

Trük Donanmasındaki İsmiyle Paşa Sınıfı, ABD Donanması’ndaki İsmiyle Fram-I Sınıfı Muhrip

1200 PSI yüksek buhar basınçlı türbinler ile çalışan Knox sınfı firkateynler de Türkiye’nin yanısıra Yunanistan’dan tutun İspanya’ya kadar dünyanın pek çok ülkesinde kullanılıyordu. Okyanusta denizaltı savunma harbi amaçlı bu gemileri ABD 1970’li yılların başında üretmişti. 1200 PSI basınçla çalıştığı için bu gemilerin kullanımı sırasında birçok kaza olmuştur. Türkiye 1994 sonrasında aldığı 8 gemiyi en kısa sürede aktif hale getirip, hizmete sokabilen ve en önemlisi kullanırken en az kaza yaşayan ve bu yönüyle çok öne çıkan bir ülke oldu. ABD’li bir donanma personeli bir gün bana “Biz gemileri size veriyoruz, aktivasyon sırasında size öğretiyoruz. 1-2 ay sonra tekrar geldiğimizde Türk personel bize öğretir hale geliyor.” demişti.

Türk Donanmasındaki İsmiyle Tepe ABD Donanmasındaki İsmiyle Knox Sınıfı Fırkateyn

Türk Savunma Sanayii Soğuk Savaş’tan sonra çok hızlı bir yükselme evresine girdi. Yeni açıklanan bilgilere göre dünyanın en büyük 100 savunma sanayii firması içine 7 Türk firma girdi. Bu gurur verici, oldukça büyük bir başarı. Bu başarı yaşlanan platformlarımızı genç tutabilmek için önemli. Bir örnek vereyim.

ABD’den aldığımız Gabya sınıfı firkateynlerin HY-80 çeliğinden yapılma gövdesi çok sağlamdır. Komutanı olduğum TCG Gaziantep fırkateyni ile 1998 yılında İngiltere’ye FOST adı verilen çok zorlu ve ağır bir eğitime gittik. Eğitime katıldığımızda gemi 17 yaşındaydı. Tatbikata katılan İngiliz ve Alman gemileri oldukça gençti. Döndüğümüzde donanma komutanı gemide hangi eksiklerin olduğunu sordu. Gemilerin savaş, duruş, manevra becerilerinin oldukça iyi ancak özellikle çok tehditli ortamda Mk-92 atış kontrol ve savaş yönetim sisteminin yetişemediğini, oldukça eski olduğunu, değişmesi gerektiğini söyledim. Sene 1998 idi. Deniz Kuvvetleri kararını verdi ve ARMERKOM çalışmalarına başladı. 2005 yılında HAVELSAN ile yerli savaş yönetim yazılımı GENESİS’nin sözleşmesi imzalandı. Çok kısa sürede tüm Gabya sınıfı fırkateynler GENESİS savaş yönetim yazılımına geçti. Birçok sistem iyileştirmeye tabi tutuldu. 4 gemiye ESSM hava savunma füzeleri entegre edildi. Bazılarının radarları değişti. Hepsine helikopter platform tadilatı yapıldı ve Sea Hawk konuşlanmasına uygun hale getirildiler.

Gabya Sınıfı Fırkateyn F-497 TCG Göksu

Türk mühendisleri, ARMERKOM, Türk Deniz Kuvvetlerinin teknik ekipleri, tersane personeli çok yaratıcılar. Bir fikri çok hızlı eyleme geçirebiliyorlar. Ancak vurgulamam gerekir ki, merhum Özden Örnek Amiral tüm bu olayların itici gücüdür. Onun döneminden (2203-2005) önce de MİLGEM ve yerli gemi projeleri düşünüldü. Çünkü Türkiye’ye Meko (Yavuz ve Barbaros) fırkateyn projesinde normalin çok üstünde, çok yüksek fiyatlar dayatılıyordu. O bu vizyonu gerçeğe dönüştüren komutan oldu.

Diğer yandan yeni gemi ve modernizasyon projeleri ekonominin ve bütçenin bir fonksiyonudur. Türkiye’nin ekonomisi zor bir döneme giriyor. Çok pahalı gemi projelerini devletten desteklemesini bekliyoruz. İçimizden gelen bu. Ancak tabi ki devletin de kendine göre öncelikleri var.

Böyle durumlar geçmişte de olmuştur. Türkiye’ye 1974-1978 yılları arasında ambargo uygulanmıştır. Ambargoya rağmen harbe hazırlık durumundan geri kalmamak için o günkü yaratıcılık ile ABD’ye tam bağımlı olan donanmanın ihtiyacı yedek parça ve cephaneler milli imkanlarla zorlanarak üretilmeye çalışılmıştır.

Bu dönem Türkiye’nin sahip olduğu imkanlar çok yüksek olduğu için bir ambargo uygulansa dahi ihtiyaçlarımız karşılanabilir.

ABD’liler gemilerini savaşmak için üretir. Ticari amaçla üretmez.

ABD’liler gemilerini savaşmak için üretir. Ticari amaçla üretmez. Zaten ABD’nin yeni savaş gemisi ihraç ettiği çok az ülke vardır. Bu sebeple çok yüksek kalite malzeme kullanırlar. Meslek hayatımın ilk muhribi, Zafer 1945 yapımı Kore Savaşı’na katılmış bir gemiydi. Biz 1996 yılına kadar kullandık. 1995 yılında Yücetepe Muhribi’nin II. komutanı iken gemi 1945 üretimiydi, 50 yaşındaydı ve savaşa hazırdı. Ben gemi 54 yaşındayken hizmet dışına çıkma törenine katıldım. O gün bile savaşa gidecek derecede muhteşem görünüyordu.

D-345 TCG Yücetepe Muhribi

Gabya sınıfı firkateynlerin 2035’e kadar başarıyla görev yapabileceğini düşünüyorum.

Gabya sınıfı firkateynlerin 2035’e kadar başarıyla görev yapabileceğini düşünüyorum. Gaz türbin sorunu çözüldü. Donanma gaz türbinlerini çok kısa sürede değiştirebiliyor, elde yedek motorlar mevcut. Gemilerin mobilitesi açısından bir sorun düşünmüyorum. Silah ve sensör modernizasyonu zaten bizim elimizde.

Yavuz sınıfı MEKO Track I sınıfı fırkateynler oldukça yaşlandı. Tekneleri ticari ürün olarak üretildi. O nedene Gabya’lar kadar tekne durumu uygun olmayabilir. Ancak askeri Türk tersanelerinin yaratıcılığı ömürlerinin uzatılabileceğini düşünüyorum.

Sınıfına Adını Veren Yavuz Sınıfı Fırkateyn F-240 TCG Yavuz

Türkler çok iyi gemi üretir, bakar ve idame eder. Bu sebeple emekli bir amiral olarak yaşlanan donanmadan yana bir endişem yok. Yeter ki teknolojiyi güncel tutabilelim.

Gabya sınıfı firkateynlerdeki Mk-13 lançerlerine değinecek olursak gemiler 2030’lardan sonra hala aktif durumda kalırsa yedek parça sorunu oluşabilir. Ancak ABD sistemlerinde sorun olduğu zaman bulunmayacak parça yok. Bunu İran’dan biliyoruz. İran ambargoya rağmen ABD üretimi savaş gemilerini ve uçaklarını işletmekte bir sıkıntı çekmedi.

Mk-13 GMLS Lançeri

Özel röportajdır. Kaynak gösterilerek kullanılabilir.

Gelecek Mavi Vatan!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.