TCG Atılay (1938)

0

TCG Atılay 1939 yılında Taşkızak Tersanesi’nde inşa edildi.
19 Mayıs 1939’da tarihi bir törenle Cumhuriyet döneminin ilk denizaltılarından TCG Atılay kalabalığın alkışları arasında Taşkızak Tersanesi’nde suya indirildi.

II. Dünya Savaş’ında yer almak istemeyen Türkiye  Boğazlar konusunda önlemler almaktaydı. Montrö Sözleşmesi’ne göre Boğazlar, Türkiye’nin kontrolündeydi. TCG Atılay Boğazdaki manyetik alan kablolarını kontrol etme görevi verilmişti.

14 Temmuz 1942’de Çanakkale’ye ulaştı. kötü hava şartları kötü olmasına rağmen TCG Atılay 6 subay, 17 astsubay ve 16 erden oluşan 39 kişilik mürettebatıyla saat tam 14.30’da dalışa geçti. Bir süre sonra TCG Atılay gözden kayboldu.

TCG Atılay ile iletişim kurulamıyordu. Birkaç saat sonra arama çalışmalarına başladı. Denizaltının batması haberi donanmaya iletildi. Donanma motorlarla arama yapmaya başladı. TCG Atılay’ın dalış sırasında suya bıraktığı şamandıra bulundu. TCG Atılay 75 metre derinlikteydi. Dalgıçların bu derinliğe inmesi çok zordu ama inmek için hazırlandı. Ancak şamandıra ipi koptu. TCG Atılay ile tüm iletişim kopmuştu. Aramlara tüm kötü şartlara rağmen devam edildi fakat bir sonuca ulaşılmadı.

Gazete Haberi

“Gitti de gelmeyiverdi gözlerim yollarda kaldı”

Facia Türk Milletini derinden sarstı. Şehitlerin arkasından ağlayanlar arasında ünlü bir isim de vardı. Derinlerde can veren 39 mürettebattan biri, ses sanatçısı Hamiyet Yüceses’in eşiydi. Elektrik personeli Başçavuş Fethi Yüceses’in ölümü, sanatçıyı derinden yaraladı. Bu kazanın acısıyla söylediği “Gitti de gelmeyiverdi gözlerim yollarda kaldı” şarkısı, faciayı hatırlatan bir anı olarak hafızalara kazındı.

Yıllar sonra TCG Atılay Bulundu

1992 yılında Araştırmacı Selçuk Kolay, TCG Atılay bulundu. Yapılan araştırmalarda TCG Atılay’ın I. Dünya Savaş’ından kalan bir mayına çarpması sonucunda deniz dibine oturduğunu gösteriyordu. TCG Atılay 39 şehidiyle birlikte Çanakkale açıklarında yatmaya devam ediyor.

Olayda oğlunu şehit veren baba, generale mektup gönderir. 
Türk Milletinin ferasetini yansıtan o mektup; 

“Aziz Generalim 14 Temmuz Günü verilen bir vazifeyi ifa ederken bir daha su yüzüne çıkamayarak şahadet eden oğlum Halil’in şahadetinden dolayı olan taziyenize teşekkür ederken vatan ve millet uğrunda yetmiş yılın mihnet çizgilerini alnında taşıyan ve yıllarca toprakla güreşen onu yenen başta ecdadından tevarüs ettiği askerlik ruh ile dört harbin hatıralarını vücudunun muhtelif yerlerinde saklayan bu ihtiyaç reçber bu acıyı da yener. Yetiştirmekte olduğum diğer yedi evladım ile vatan için verilecek en ufacık vazife uğruna koşmağa ve fedayı cana amade olduğumu da arz eder aziz milletimin sağlık ve selametine dua ederek sizin ve diğer büyüklerimizin başımızdan eksilmemesini ulu tanrıdan diler bilvesile saygı ve hürmetlerimi sunarım.”

Atatürk tarafından Atılay adı verildi

Atatürk’ün Celal Bayar’a gönderdiği yazı

“Yeni dört denizaltı gemimiz için bildirdiğimiz isimler şunlardır: 1) Saldıray, 2)  Batıray, 3) Atılay, 4) Yıldıray. Bunların manalarını izaha bile hacet olmadığı kanaatındayım. Manaları; Türkçe olan bu kelimelerin kendisindedir.”

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Gelecek Mavi Vatan!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.