Ohio Sınıfı Denizaltılar

0

ABD Donanmasına Ait Nükleer Tahrikli Güdümlü Füze Denizaltıları:

250 metreden fazlaya dalabilen, 6 ay su altından çıkmadan kalabilen, yakıt ikmali yapmadan 20 yıl boyunca görev yapabilen nükleer denizaltı sınıfı. Tüm kıtaları yok edebilecek yıkıcı güce sahip. Ohio sınıfı ABD Donanmasının en büyük denizaltı sınıfı. Ohio sınıfı denizaltılar dünyanın en büyük 3’üncü denizaltı sınıfıdır. İlk 2’si Rus Typhoon ve Borei sınıfı denizaltılar.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra demir perdenin her iki tarafındaki mühendislerde, füzeyle fırlatılabilen atom bombası yapma yarışındaydı ve onları fırlatmak için bir denizaltıdan daha iyi bir yer yoktu. Bu yok edici silahları bir denizaltıya yerleştirme fikri gayet mantıklıydı çünkü denizaltıları tespit etmek gerçekten çok zordur ve denizaltıların taşıma kapasitesi oldukça yüksektir.. Bu sebeple bir nükleer saldırı gerçekleştirmek için güvenli bir askeri üs olurlar. Bu fikri ilk ortaya atan ve başarıyla deneyen Ruslar olmuştur. Ancak fırlatmak için denizaltının yüzeye çıkması ve füzeyi güvertenin üzerine çıkarması gerekiyordu. Yüzeydeki bir denizaltı düşman için oldukça kolay bir hedeftir.

Amerikalılar bunu bir adım öteye taşımak istediler. Yüzeye çıkmadan suyun altından ateşleme yapması gerekiyordu. Daha önce kimse suyun içinden bir füze fırlatmamıştı. Füze motorlarının yanmak için havaya ihtiyaçları olduğundan suyun altında çalışamazlar, bu sebeple mühendisler sıkıştırılmış hava kullanmayı düşündüler. Füze denizaltının gövdesinde ve su altında bulunuyordu, bu yüzden füzenin sadece tüpten değil suyun derinliğinden ve sahip olduğu basınçtan da çıkması gerekiyordu. Tüpün suyla dolacağı ve su içinde ateşlenemeyeceğinden tüpün üstü bir kapakla kapatıldı. Füze ateşlendiğinde kapağa kadar sıkıştırılmış hava sayesinde devinim kazanmış olacak ve kırılan kapaktan çıkıp yüzeye ulaşacak. İşe yarayan sistem buydu. İşin sırrı; fırlatma bölmesi açıldığında tüpe su dolmasını engelleyen bir kapak. Fırlatmadan saniye önce kapak kırılıyor su içeri dolma fırsatı bulamadan bir valf açılıyor ve fırlatma tüpünün alt tarafına sıkıştırılmış hava basıyor. Hava, füzenin saatte 80 km hızla tüpten çıkmasını sağlıyor. Suyun içinde neredeyse 400 metre boyunca yol alacak devinim elde ediyor. Füze açık havaya çıktığında da motoru ateşlenebiliyordu.

Dünyanın ilk balistik füze taşıyabilen denizaltısı USS George Washington, 1960 yılında denize açıldı. Taşıdığı 16 adet füzenin her biri Hiroşima’ya atılan atom bombasından 40 kat daha güçlüydü ve onları dünyanın herhangi bir yerinde dalgaların altında gizliyken fırlatabiliyordu.

Daha sonraki yıllarda Ohio sınıfı denizaltı çalışmalarına başlayan Amerikalılar, bu sınıfaa daha da büyük Trident füzelerini konuşlandırmayı düşündüler. Bu füzeler o kadar büyüktü ki suyun içinden çıkabilmesi için sıkıştırılmış havadan daha fazlası gerekiyordu. Bir su tankının içinde ateşlenen küçük bir roket kullandılar. Su aşırı derecede ısınıp anında buhara dönüşüyor ve bu buhar sütunu füzeyi suyun içinden havaya doğru itiyor füze fırlatılmış oluyor. Sadece bu denizaltı sınıfında bulunan nükleer başlıklar iki dünya savaşında atılan tüm bombaların toplamından daha büyük bir yıkım gücüne sahip.

Ohio sınıfı tasarlanırken sadece daha büyük yıkım gücüne sahip füzeler kullanılmadı, gizlilik unsuru da son derece geliştirildi. Okyanus derinliklerinde ışık suyun içine birkaç yüz metreden fazla tesir etmiyor ancak ses dalgaları suyun içinde yüzlerce km boyunca ilerleyebiliyor. Bir denizaltıyı arayanlar konumunu belli edeceği her türlü ses dalgasını izler. Gizli kalabilmek içinde oldukça sessiz olmak gerekiyor. Denizaltıdaki her şey; güverte, ekipmanlar, çalışan makineler hatta el kurutma makineleri bile titreşimin yarattığı gürültüyü en aza indirgemek için kauçuk şok emiciler ile kaplanmıştır. Okyanusta büyük bir gürültü kaynağı olabilecek bir diğer şey ise pervanedir. Bu geniş bant gürültüsü çok uzak mesafelere yolculuk edebilir. Bir pervane hızla dönerken ardında kabarcık izi bırakır. Kabarcıklarda patladıkça çok ses çıkarır. Bu kabarcıklar hava ile değil buhar ile doludur, buhar kaynayan deniz suyundan dolayıdır. Bu şöyle şekilde açıklayabiliriz:

Suyun 100°C de kaynadığını herkes bilir ancak suyun farklı basınç seviyelerindeyken farklı sıcaklıkta kaynayacağını pek az kişi bilir. Mesela bir düdüklü tencerede basıncı arttırırsanız suyun kaynama noktası yükselir. Böylece daha verimli yemek pişirirsiniz.

Düşük basınçtayken su daha düşük sıcaklıkta kaynar. Pervane hızla dönerken kanat yüzeylerinin dışında düşük basınç alanı oluşturur. Basıncın düşürülmesi suyun ısıtılmadan kaynamasına sebep olur ve buhar kabarcıkları üretir. Buna kavitasyon denir. Denizaltı ne kadar hızlı giderse kavitasyon o kadar artar. Denizaltının pervane tasarımı çok iyi korunan bir sır ancak sessiz çalışan bir pervanenin temel kuralları öğrenilmiştir.

Kavitasyon pervane hızlı döndüğünde oluşuyor. Pervaneyi yavaşlatmak kavitasyonu yani gürültüyü azaltıyor. Buda pervanenin itiş gücünü düşürüyor. Bu sorunu aşmak için denizaltı mühendisleri pervaneye özel bir şekle sahip ek pervane bıçakları eklediler. Sonuç olarak çok daha düşük hızlarda çok büyük itiş gücü oluşturabildiler. Bu yolla denizaltı neredeyse hiç kavitasyon yani gürültü oluşturmadan hareket edebiliyor.

Ohio sınıfı güdümlü füze denizaltıları (SSGN); ilk olarak, 1970’lerin başında kıtalararası balistik füze taşıyıcıları rolündeki Benjamin Franklin sınıfının halefi olarak tasarlanıp ve SSBN olarak sınıflandırılsalar da aktif hizmete girmeleri uzun yıllar sonra oldu.

Ohio sınıfının ilk gemisi USS Ohio, General Dynamics Corporation Electric Boat Division tarafından 1974 yılında tasarlanıp sözleşmeler imzalandı.1981 yılında denemeleri başarıyla geçen denizaltı, aynı yılın Kasım ayında aktif hizmete girdi.

Ohio sınıf denizaltılar stratejik keşif, uzun süreli açık deniz devriyeleri için tasarlanmıştır. Uzun süreli devriyeler mürettebat sayısının fazla olmasına neden olmuştur. Her denizaltıya, 70- 90 günlük caydırıcı devriye görevi yapabilen çift mürettebat konsepti (Mavi mürettebat ve Altın mürettebat adı verilen iki eksiksiz mürettebat) ile 155 personel bulunur. Yaklaşık bu üç aylık süre hem teçhizat hem de personel ihtiyacını oldukça arttırmıştır. Bu ihtiyaçlar denizaltı modeli tasarımında ön planda tutulmuştur. Önceki denizaltı modellerinden farklı olarak; mürettebat devri ve ikmal sırasında limanda geçen süreyi azaltmak için geniş çaplı ikmal ve onarım erişimi sağlamak için üç büyük giriş çıkış kapağı bulunmaktadır. Bu kapaklar, denizaltıların ikmalini ve bakımını hızlandırarak tedarik paletlerinin, ekipman değiştirme modüllerinin ve makine bileşenlerinin hızlı bir şekilde transferini sağlar.

Denizaltıların düşük görünürlük yeteneği, önceki tüm denizaltılarına göre önemli ölçüde geliştirildi. Ohio, 1982’deki deniz denemelerinde sonarlar tarafından tespit edilemedi. Bu yetenek, donanmanın savaş gücünün önemli bir unsurudur. Muazzam yük kapasitesi, çift mürettebat konuşlandırma konsepti ve hareket gizliliği ve ayrıca gerektiğinde savaş uçaklarına görev esnekliği sağlamasıyla her SSGN ABD Donanmasına son derece gelişmiş yetenekler kazandırıyor.

Devam eden yıllarda seri üretime başlanan Ohio sınıfı denizaltılar, ABD Donanması’nda kıtalararası balistik füzeler taşıyan tek denizaltılardı. Zamanla tüm Ohio sınıfı denizaltılar seyir füzeleri taşıyan model olan SSGN’e dönüştürüldüler.

Ohio Sınıfı Denizaltı Dikey Fırlatma Lançer Kapakları
Fotoğraf:
https://www.atomicarchive.com/almanac/forces/ohio-class.html

Denizaltıların sonuncusu olan USS Louisiana Eylül 1997’de üretildiğinde ABD Donanmasındaki Ohio sınıfı denizaltılarının sayısı 18’e ulaşmıştı. Bunlardan sadece beşincisi olan Henry M. Jackson (SSBN 730) adını bir Amerikan senatöründen almıştır. Diğer denizaltıların tümüne ABD eyaletlerinden isimler verilmiştir.

Bu sınıfta 24 adet denizaltı inşası planlandı ancak 6 adet denizaltının inşası iptal edildi.

İsim Başlangıç Bitiş Görevlendirilme Durum
Ohio (SSGN-726) 1976 1979 1981 1981 Seyir füzeleri taşımak üzere dönüştürüldü, hizmette
Michigan (SSGN-727) 1977 1980 1982 Seyir füzeleri taşımak üzere dönüştürüldü, hizmette
Florida (SSGN-728) 1976 1981 1983 Seyir füzeleri taşımak üzere dönüştürüldü, hizmette
Gürcistan (SSGN-729) 1979 1982 1984 Seyir füzeleri taşımak üzere dönüştürüldü, hizmette
Henry M. Jackson (SSBN-730)1981 1983 1984 Hizmette
Alabama (SSBN-731) 1980 1984 1985 Hizmette
Alaska (SSBN-732) 1983 1985 1986 Hizmette
Nevada (SSBN-733) 1983 1985 1986 Hizmette
Tennessee (SSBN-734) 1986 1986 1988 Hizmette
Pennsylvania (SSBN-735) 1984 1988 1989 Hizmette
Batı Virginia (SSBN-736) 1987 1989 1990 Hizmette
Kentucky (SSBN-737) 1987 1990 1991 Hizmette
Maryland (SSBN-738) 1986 1991 1992 Hizmette
Nebraska (SSBN-739) 1987 1992 1993 Hizmette
Rhode Adası (SSBN-740) 1988 1993 1994 Hizmette
Maine (SSBN-741) 1990 1994 1995 Hizmette
Wyoming (SSBN-742) 1991 1995 1996 Hizmette
Louisiana (SSBN-743) 1992 1996 1997 Hizmette

Ohio sınıfı denizaltılar, daha önce de belirtildiği gibi başlangıçta kıtalararası balistik füzeleri taşımak üzere tasarlandı ve SSBN’ler olarak sınıflandırıldı. ABD Donanması, 14 balistik füze denizaltı (SSBN) ve dört seyir füzesi denizaltısından (SSGN) oluşan toplam 18 Ohio sınıfı denizaltıya sahip.

SSBN denizaltıları, ABD nükleer üçlüsünün deniz temelli ayağını sağlıyor. Her SSBN denizaltısı, 24 adede kadar Trident II denizaltından fırlatılan balistik füzelerle (SLBM) donanmıştır. Ancak 2002 ile 2008 arasında ABD Donanması en eski 4 Ohio sınıfı denizaltılarını da seyir füzesi taşıyıcılarına- SSGN’lere dönüştürdü. Esasen balistik füzelerinin yerini seyir füzeleri aldı. Her SSGN, Tomahawk seyir füzesinin yanı sıra torpido tüplerinden ateşlenecek bir dizi Harpoon anti-gemi füzesi taşıyabilir. İlk denizaltının dönüşümü 2006 yılında tamamlandı. Ve şu an tüm füzeler güdümlü seyir füzelerine dönüştürülmüş durumda. Dönüştürülen her SSGN, 154 Tomahawk seyir füzesi taşıyabilir.Bu sayı ile Ohio sınıfı denizaltılar ABD Donanmasında en fazla sayıda saldırı füzesi taşıyan platform olmuştur.

Ayrıca bu teknelerde Mk-48 torpidoları ve Harpoon anti-gemi füzeleri için 4 adet 533 mm torpido kovanı bulunur. Denizaltılar özel kuvvetler birliklerini ve bu birliklerin kullanacağı mini denizaltıları taşıyabiliyor.

Özellikler:

170 metre boy
13 metre genişlik
11.1 metre draft
İlk denizaltının hizmete giriş yılı 1981
155 mürettabat
300 metre dalış derinliği (operasyonel)
500 metre dalış derinliği (maksimum)
2 milyar dolar denizaltı adet maliyeti
16.764 ton yüzeyde ağırlık
18.750 ton dalmış ağırlık
20 knots yüzeyde, 25 knots dalmış halde maksimum hız
1 adet S8G PWR nükleer rektör
35.000 beygir güç üreten 2 adet buhar türbini

Ohio Sınıfı Denizaltının Taşıdığı Mini Özel Kuvvet Denizaltı Kapsülü Fotoğraf: https://www.reddit.com/r/submarines/comments/gnnvz0/uss_florida_ssgn728_returns_to_kings_bay_georgia/

Silahlar:
24 adet dikey fırlatma lançeri
24 adet 11.300 km menzilli Trident-II nükleer başlıklı balistik füze(14 denizaltıda)
22 dikey fırlatma lançerinde 7’şer adet olarak 2500 km’ye kadar menzilli 154 adet Tomahawk seyir füzesi(4 denizaltıda)
4 adet 533 mm torpido tüpü
Torpido tüplerinde Mk-48 ağır torpido ve Sub-Harpoon anti-gemi füzeleri

Denizaltıdan Ateşlenen Trident-II-D5 Nükleer Başlıklı Balistik Füzesi
Tek Bir Trident Füzesi Sığan Lançerde7 Adet Tomahawk Seyir Füzesi
Fotoğraf: https://www.reddit.com/r/submarines/comments/cyjucu/ohioclass_ssgn_missile_tubes/

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Gelecek Mavi Vatan!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.