KARADENİZ EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ ÖRGÜTÜ VE TÜRKİYE

Black Sea Economic Cooperation Organization (BSEC) and Turkey

KARADENİZ EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ ÖRGÜTÜ KEİÖ nedir?

Coğrafi yakınlık merkez alınarak, üye ülkelerin arasında ekonomik, ticari ve teknolojik alanlarda iş birliğinin geliştirilmesi, sosyal ilişkilerin çeşitlendirilmesi amacıyla, Karadeniz Havzası’nın devamlı refah, barış ve istikrar içinde olmasını ilke edinen, bunların gerçekleşmesi içinse ekonomik yolu araç olarak belirlemiş, Türkiye’nin önderliğinde, dokuz kurucu ülke imzası ile 25 Haziran 1992 tarihinde faaliyete geçmiş bir iş birliği örgütüdür. Merkezi İstanbul olup, şu an genel sekreterliğini Yunanistan’dan Michael Christides yapmaktadır.

 

Karadeniz Ekonomik İş Birliği Örgütü Amblemi

 

Örgütün kurulması fikri nasıl ortaya çıktı?

Karadeniz Ekonomik İş Birliği Örgütü’nün (KEİÖ) kuruluş fikri, Türkiye’nin ve Doğu Boğu lideri SSCB’nin 1980’lerde birbirlerinin ticaret ve enerji odaklı ihtiyaçlarını iş birliği yolu üzerinden gidermek esasıyla ortaya çıkmıştır.

Bu ihtiyaçlar Türkiye için enerji alanında, SSCB için gıda ve tüketim mallarında olmuştur. Fikir, Romanya ve Bulgaristan’ın da katılım talebiyle bölgesel bir zemine oturmuştur. Bu noktada ilk anda dört devletten üçünün doğu bloğunda bulunması, Türkiye’nin ise batı bloğunda yer alması dikkat edilmesi gereken bir noktadır.

İlk aşamada amaç olarak üye ülkeler arasında bir serbest bölge oluşturulması düşünülse de, sonrasında bu fikirden vazgeçilip ekonomik iş birliği hedef edinilmiştir.

Örgüt için ilk temaslar ve toplantılar

İlk somut toplantı 1990 yılı 19 Aralık tarihinde Türkiye ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleşmiştir. Toplantıda Azerbaycan, Gürcistan, Moldova ve Ermenistan temsilcilerinin de dahil olduğu SSCB hazır bulunmuş, Romanya ve Bulgaristan’da katılmıştır. Bu toplantı ile genel prensipler üzerinde anlaşma sağlanmış olup, “Karadeniz Ekonomik İş Birliği”nin kurulması hususunda mutabık kalındığı resmen kamuoyuna ilan edilmiştir.

12 – 13 Mart 1991 tarihlerinde Romanya’nın başkenti Bükreş’te gündem olarak bir önceki toplantıyı takip eden görüşmeler gerçekleşmiş olup, 23 – 24 Nisan 1991 tarihinde ise Bulgaristan’ın başkenti Sofya’nın ev sahipliğinde ilk kez uzmanlar düzeyinde gerçekleşmiştir. Sofya toplantısında KEİÖ’nün amaçları ve prensipleri konusunda her üye ülkenin faydasını gözetecek şekilde kararlar alınmıştır.

Resmi olarak KEİÖ’nün kuruluşu

3 Şubat 1992 tarihinde Türkiye ev sahipliğinde gerçekleşen ikinci toplantıda, Türkiye, Rusya Federasyonu (SSCB’nin örgüt için olan çalışma ve temaslarını aynı şekilde sürdürmüştür), Romanya, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Moldova, Ukrayna ve Bulgaristan KEİÖ ile ilgili temel belgeyi imzalamışlardır.

İmzalanan belge, 25 Haziran 1992 tarihinde İstanbul’da düzenlenen toplantıyla 9 kurucu üye olarak belirlenen devletlere ek olarak Yunanistan ve Arnavutluk’un da katılımı sonrası imzaları ile “İstanbul Zirvesi Bildirisi”  adı altında onaylanmış, resmi olarak örgüt kurulmuş ve işlerlik kazanmıştır.

Ukrayna Yalta’da 5 Haziran 1998 tarihinde dönemin üye devletleri tarafından imzalanan KEİÖ Şartı’nın 1 Mayıs 1999 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmesiyle KEİÖ bölgesel bir ekonomik iş birliği örgütüne dönüşmüştür. 2004 yılında Sırbistan’ın da katılmasıyla KEİÖ’nün 12 üyesi bulunmaktadır. Kuzey Makedonya’nın KEİÖ üyeliği başvurusu Haziran 2019’da onaylanmış olup, iç hukuk onay işlemlerinin tamamlanmasının akabinde Kuzey Makedonya KEİÖ’nün 13. Üyesi olması planlanmaktadır.

KEİÖ’nün yapılanması

Örgüt tek karar alma organına sahiptir. Bu organ, yılda iki kez toplanan, oylama ile karar almanın esas olduğu Dışişleri Bakanları Konseyidir. Üye ülkelerin dışişleri bakanlarını temsil eden ve onlar adına hareket etme yetisine sahip Yüksek Düzeyli Memurlar Komitesi bulunmaktadır. Komitenin amacı, konseyin aldığı karar ve tavsiyeleri uygulamak, takibini yapmak ve Konseye tavsiyelerde bulunmaktır.

KEİÖ bünyesinde ticaret ve ekonomi, ulaştırma, enerji, haberleşme, bilim ve teknoloji başta olmak üzere çeşitli konularda proje ve araştırmalar yapan 18 adet çalışma grubu bulunmaktadır. Bu gruplar örgüt içinde  üçüncü basamak olarak düşünülmüş ve yardımcı organlar olarak adlandırılmıştır. Çalışma grupları örgütün büyümesi, yeni işbirlikleri ve kazançlar üretmesi için hayati önem taşımaktadır. Herhangi bir konuda işbirliği gündeme geldiğinde, detaylar uzmanlar seviyesinde çalışma gruplarında tartışılmaktadır.

KEİÖ’nün, Karadeniz Ekonomik İş Birliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA), KEİÖ İş Konseyi, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası ve Karadeniz Etütleri Uluslararası Merkezi olmak üzere dört bağlı kuruluşu bulunmaktadır. Söz konusu kuruluşların yönetimlerinde ülkemizin temsilcileri de yer almaktadır.

KEİÖ 25. Yıl İstanbul Zirvesinden Bir Görüntü

Türkiye’nin örgüt ile ilişkileri ve ilişkilerin önemi

Kafkasya ve Balkanlar arasında bulunan Karadeniz Havzası Türkiye için daima önemli bir ticaret ve yatırım sahası olmuştur. Karadeniz’in özellikle bazı kıyıdaş devletler için dünya deniz ticaretine açılmanın tek yolu olması, bu noktada Türk Boğazları’nın değerini büyük ölçüde arttırmıştır. Karadeniz’e sadece denizcilik sektöründen bile bakıldığında. Türkiye’nin hiçbir şey yapmasa bile Türk Boğazları’nın jeopolitik değerini her geçen gün arttırdığı söylenebilir.

Türkiye kendi ekonomik ve jeopolitik geleceği için Karadeniz’in potansiyelini görmüştür. Yazının yukarı kısmında da bahsettiğimiz gibi ülkemiz bu nokta da iş birliğinin kurulması için büyük çaba harcamış ve örgütün sekretaryasına ev sahipliğini üstlenmiştir.

(Türkiye’nin Mavi Vatan ve Vatan Toprağı sınırları.)

Harita üzerine tıklayarak sitemiz üzerinden Mavi Vatan haritasına ulaşabilirsiniz.

Örgütün çalışma odağı ekonomik alanda olduğu için kapısı dış dünyaya ve iş birliğine daima açık olmuştur. Son dönemlerde Karadeniz’de varlığı bilinen ve keşfedilen gaz hidrat sahaları vesilesiyle uluslararası toplumun ilgisi bu bölgeye toplanmaya başlamıştır. Avusturya, Macaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Mısır, Fransa, Almanya, Belarus, İsrail, İtalya, Polonya, Slovakya, Tunus, ABD, AB Komisyonu, Karadeniz Komisyonu, Uluslararası Karadeniz Kulübü ve Enerji Şartı Sekretaryası, KEİÖ toplantılarına gözlemci olarak katılmaktadır. İran, Karadağ, Japonya, Kore ve Slovenya ise Sektörel Diyalog Ortağı Statüsünde toplantılara iştirak etmektedir. Katılan gözlemci ve diyalog ortağı ülkelerinin konumlarına da bakıldığında örgütün ne kadar kapsamlı bir ağı ve geniş yelpazeli bir ekonomik iş birliği hedeflediği görülmektedir.

KEİÖ yapılanmasında Genel Sekreter Birinci Yardımcılığı görevi daimî olarak Türkiye’ye verilmiştir. 2020 yılı Ocak ayı itibarıyla görevi Büyükelçi Ebru Barutçu Gökdenizler deruhte etmektedir.

Potansiyel Kazançlar ve Ekonomik Durum

KEİÖ bölgesi 327 milyon nüfusa, zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklara sahiptir. Sadece bu üç detay ile bölgenin ekonomik bir entegrasyon için gerekli şartları taşıyor olduğu anlaşılmaktadır. Üye ülkelerin, diğer uluslararası organizasyonlara üye ülkelere göre GSYİH miktarlarının ve ticaret hacimlerinin düşük olduğu bir gerçektir. Ancak bir ilk amaç olarak ekonomik iş birliği hedefleyen bir organizasyondan beklenen, düşük olan bu miktarların yukarı çekilmesidir.

Karadeniz dünyadaki dördüncü büyük iç sudur. Son derlenen rakamlar ile 75.000 işçi ve 60.000 ton üretimi olan balıkçılık sanayisini tek başına beslemektedir. Balıkçılığı takip eden ikinci potansiyel sektör deniz taşımacılığı ve turizm sektörleridir. Sadece Türkiye karadeniz bölgesi kıyılarında yüksek potansiyelli bir turizm ağı oluşturmuştur. Tatmin edici rakamlarda turist sayısı elde etmek, Türkiye’nin daha da etkin çalışmaları ile gerçekleşecektir.

KEİÖ, Körfez’den sonra dünyadaki en geniş petrol yataklarına sahip bölgedir. Hazar havzasındaki 200 milyar varil düzeyinde petrol yatağının yanı sıra dünya doğal gaz rezervinin de %27’si bu bölgededir. KEİÖ’nün jeostratejik önemi, hem kapsadığı coğrafi alanda önemli miktarda petrol ve doğal gaz yataklarına sahip olmasından hem de Batı dünyasına yönelik enerji nakil yollarının, topraklarının üzerinden geçmesinden kaynaklanmaktadır. Gözlemci ve diyalog ortağı ülkelerin sayısının bu denli fazla olmasının, ayrıca içlerinde petrol ve doğal gaz zengini ülkelerin sayısınında azımsanmayacak olmasının sebebinin bu durum olması söylenebilir.

Karadeniz Üzerinde Bulunan Doğalgaz Boru Hatları

Türkiye’nin Karadeniz’deki doğalgaz ve petrol araştırmaları sonucunda, bölgede görevlendirilen Fatih Sondaj Gemisi 320 milyar metreküp doğal gaz keşfinde bulunmuştur.

Genel olarak ele aldığımızda KEİÖ, Türkiye’nin üzerine düştüğü ekonomik güç ve dış stratejisi için önemli bir kuruluştur. Bu günlerde çalışmalar Adalar Denizi, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Libya ve Suriye meseleleri üzerinde yoğunlaşmış olsa da, özellikle enerji alanında Mavi Vatan doktrini ile Türkiye çevresinde her jeostratejik ve jeopolitik alanda çalışmalarını istikrarla sürdürmektedir. KEİÖ’nün en önemli faydası, Karadeniz’deki kıyıdaş devletlerle sorun yaşanmasının önüne geçerek iş birliği içerisinde, hakkaniyet prensibiyle sorunsuz faaliyet yürütülebiliyor olmasıdır. Böylece kıyıdaş devletler Karadeniz havzasında kaygı beslemeden işlerini yürütmekte, daha fazla ilgi ve iş gücünü daha önemli sahalara istihdam edebilmektedir.

YAZAR

ABDULLAH TAHA YAĞIZ

 

Kaynakça:

http://www.mfa.gov.tr/karadeniz-ekonomik-isbirligi-orgutu-_kei_.tr.mfa

https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/karadenizdeki-kesif-dogal-gazda-dengeleri-turkiye-lehine-cevirecek/1950531

https://harita.mavivatan.net

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.