Arda Mevlütoğlu İle Türk Deniz Kuvvetleri Özelinde Deniz Havacılığı Bölüm-1

0

Havacılık, uzay ve savunma politikaları uzmanı Arda Mevlütoğlu ile Türk Deniz Kuvvetleri özelinde deniz havacılığını konuştuk. Keyifli okumalar.

Arda Mevlütoğlu

1. Soru: TCG Anadolu üzerine konuşlandırılacak hava unsurları oldukça merak ediliyor. Savaş uçağı, İHA-SİHA, taarruz-genel maksat helikopteri olarak hangi unsurları ümit ediyor ve tahmin ediyorsunuz?
F-35B yerine AV-8B Harrier bir tercih olabilir mi?

TCG Anadolu bir kuvvet aktarım unsuru… Büyük boyutlu bir gemi ve esas görevi; bir amfibi deniz piyade taburunu tüm araç, gereç, teçhizatı, silahlarıyla birlikte harekat bölgesine sevk etmek, bu görevlerin yanında da savaş dışı birçok görevde kullanılmak… Çok uluslu harekatlarda bayrak gemisi olarak görev yapmaktan tutun da yardım operasyonlarının düzenlenmesi, afet acil yardım operasyonlarının düzenlenmesine kadar birçok görevi var. Dolayısıyla TCG Anadolu’ya çok maksatlı bir gemi olarak yaklaşmak gerekiyor.

Bu görevlerin büyük kısmı için genel maksat ve nakliye helikopterleri, deniz piyadelerinin amfibi harekatları için de ayrıca taarruz helikopterleri çok önemli. Dolayısıyla kısa vadede taarruz helikopterleri ve deniz piyadelerinin harekatlarına yardımcı olarak İHA’lar öncelikli ihtiyaç gibi gözüküyor.

Çok tartışmaya yol açan konulardan bir tanesi de F-35B konusu… Şuan ki mevcut konjonktürde bu mümkün gözükmüyor. Bunu belki de olasılık olmaktan çıkarmamız gerekiyor.

İngiliz Donanmasına Ait F-35B Savaş Uçağı

AV-8B Harrier da çok gerçekçi bir çözüm olarak görünmüyor. İki sebepten olayı: İlki AV-8 teknolojik ve hizmet ömrünü neredeyse tamamlamak üzere olan bir uçak. Diğer sebep de şuan mevcut AV-8 kullanıcıları ABD, İspanya ve İtalya. ABD kullanımındaki Harrier’lar ömürlerini neredeyse doldurmuş durumdalar. İspanya ve İtalya’daki uçaklar da ömürlerinin son devrelerindeler. Her şekilde ABD’den de bu uçakları alacak olsak İspanya, İtalya’dan da bu uçakları alacak olsak ABD’nin üretici olarak izni gerekecektir. Böyle bir politik ortamda da iznin alınması çok mümkün görünmüyor. Dolayısıyla pratikte Harrier da bir tercih olamaz.

F-35B de Harrier de olmasa da TCG Anadolu Türk Deniz Kuvvetleri’ne büyük güç katacaktır.

AV-8B Harrier Savaş Uçağı

Uçak gemisi ya da yüzer bir unsurdan kalkış yapacak sabit kanatlı, insansız bir uçak geliştirmek çok kolay değil. Çok ciddi geliştirme süreci ve maliyet gerektiriyor. Şuanda zaten aktif olarak kullanılan bir tasarım yok. MQ-25 gibi, deneysel X-47B gibi ABD’nin geliştirdiği bazı ürünler mevcut. Çok yoğun geliştirme ve test süreçleri var.

Tabi ki bu yolda ilerleyebiliriz, benze bir platform tabi ki yapabiliriz. Ama pervaneli de olsun jet motorlu da olsun TCG Anadolu’ya uygun olmayacaktır. Çünkü TCG Anadolu güvertesi itibariyle kısa kalkış-dikey iniş yapabilen sabit kanatlı uçaklara uygun olarak optimize edilmiş bir gemi. Yani sadece F-35B ve Harrier tarzı uçaklara uygun bir gemi…

ABD Donanmasına Ait MQ-25 Stingray İHA

Eğer İHA-SİHA’dan kastımız sabit kanatlı bir insansız hava aracı ise zaten şuanda böyle bir hava aracı dünyada da Türkiye’de de yok. Böyle bir uçak düşünülüyor ise bu mümkün değil.

Benim buradaki kastettiğim özellikle amfibi harekatlarda keşif-gözetleme ihtiyaçlarını karşılayacak, dikey kalkışlı daha küçük platformlar. Zaten şuan da Türkiye’de birçok firma benzer platformlar üzerinde çalışıyor. ALTINAY, HAVELSAN, BAYKAR SAVUNMA ve TUSAŞ’ın projeleri mevcut. Helikopter tipi, rotorlu, daha küçük boyutlu, çeşitli kamera ve sensörlerle donatılmış sistemler çok faydalı olacaktır.

Ancak TCG Anadolu ve SİHA kelimeleri bir arada kullanıldığında kastedilen genellikle insansız bir savaş uçağı. Buna yönelik şuanda bir çalışma yok. Türkiye’de de dünyada da böyle bir çözüm yok. En fazla insansızlaştırılmış helikopter tipi araçların kullanılması görülmekte. Bu araçlarda da en fazla 1-2 adet torpido ya da küçük boyutlu roketler kullanılabiliyor.

ABD Donanmasına Ait Fire Scout İHA

Ancak bunlar sadece amfibi taarruza yardımcı olabilecek çözümler. İnsansız savaş uçağına TCG Anadolu uygun değil. Bu kısa vadede kazanılabilecek bir yetenek değil.

TCG Trakya’dan söz ediliyor. TCG Trakya daha büyük, uzun ve geniş pisti olan bir platform olacaksa, TCG Trakya için insansız sabit kanatlı, döner kanatlı çok daha büyük hava araçlarının geliştirilmesi hiç şüphesiz düşünülebilir. Türk Savunma Sanayii bu tür hava araçlarını belirli sürede, belirli maliyetle geleceğe dönük olarak gerçekleştirilebilir.

Ancak bu hava araçları kabul testi aşamasına gelmiş TCG Anadolu’dan bahsediyorsak herkesin hayalindeki gibi insansız savaş uçağı şeklinde platformlar olmayacaktır.

TCG Anadolu için insansız tiltrotor hava araçları düşünülebilir. Nurol BNA şirketinin geliştirdiği Alesta gibi platformlar 20 kg, 50 kg gibi yüklerin taşınması, çeşitli sensörlerin taşınması için kullanılabilir. Bu platformlarda amfibi harekatlardaki keşif-gözetleme, hedef belirleme ihtiyaçları için çok ideal platformlar olur.

Nurol BNA’nın Geliştirdiği Alesta

2. Soru: TUSAŞ tarafından geliştirilen Anka Aksungur İHA-SİHA‘nın deniz karakol versiyonu olacağı açıklanmıştı.

Anka Aksungur’un deniz karakol versiyonu Türk Deniz Kuvvetleri’ne, Mavi Vatan’ın gözlem ve müdafaasına neler katacaktır?

Türkiye’nin 24 saat gözetlemesi gereken, gözlerinin hiç kırpmaması gereken çok geniş bir coğrafyası var. Bu coğrafyanın önemli bir kısmı da denizler. Kuzeyde Karadeniz, batıda Adalar Denizi, güneyde ise Doğu Akdeniz… Çok geniş bir coğrafyada, kesintisiz olarak gözlem yapmamız gerekiyor. Bunun üzerine son dönemde Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, Mısır’ın İsrail’in Yunanistan’ın deniz kuvvetlerine yaptığı yatırımlar, ortak tatbikatları-harekatları, bunların üzerine her 3 ülkenin de denizaltılara çok yoğun yatırım yapması, denizaltı filolarını modernize ediyor olması, Türkiye açısından önemli tehdit unsurları…

TUSAŞ’ın Geliştirdiği Aksungur İHA-SİHA

Öte tarafta kuzeyde Rus Federasyonu 6 adet modern Kilo Sınıfı Denizaltı’yı; karadeniz filosu envanterine kattı. Zaten karadeniz filosunun 1 adet denizaltısı daha vardı. Karadeniz filosunun su üstü unsurları süratle yenilendi. Uzun menzilli seyir füzelerine sahip hücumbotları, korvetleri mevcut.

Dolayısıyla deniz gözlem amaçlı çok ciddi bir ihtiyacımız var. Burada Aksungur tipi uzun süre havada kalabilen, yüksek irtifada uçabilen bir insansız hava aracına bile çok acil, çok ciddi ihtiyacımızın olduğunu düşünüyorum. Deniz karakol uçağı envanterimiz 6 adet P-235 ve 1 adedi envantere giren, toplamda 6 adet olacak olan P-72 uçakları…

Bu uçaklardan P-235’ler artık oldukça yoruldu. Bunlar kısa menzilli uçaklar, havada kalış süreleri biraz daha kısa. P-72’ler daha büyük uçaklar. Daha uzun süre havada kalabiliyor ve daha uzun mesafelere uçabiliyorlar.

P-72 Deniz Karakol Uçağı

Bu filonun Aksungur gibi çok uzun süre havada kalabilen, su üstü tarama yetenekli eletro-optik sensörlerle, radarlarla, gerektiğinde denizaltılara karşı deniz karakol uçaklarıyla, diğer unsurlarla koordineli şeklide kullanılabilecek sonobuoylarla donatılmış İHA’lar çok faydalı olacaktır. Deniz hakimiyeti anlamında Türkiye’ye çok artısı olacaktır.

P-72 Meltem-III programında beklentim 2020 yılı başında ilk uçağın envantere girmesiydi. Covid-19’un getirdiği bazı olumsuzluklar araya girdi. Proje maalesef çok gecikti. Önemli olan uçağın geçte olsa bir şekilde filoya katılması. Çok acil ihtiyacımız olan bir platform. Doğu Akdeniz’de son birkaç senede yaşananlar malum… Böyle bir ortamda da bu tarz platformların daha fazla gecikmesini kaldıracak bir lüksümüz yok. Umarım kısa sürede proje tamamlanır, bütün uçaklar envantere alınır ve Aksungur ile filo daha da kuvvetlenir.

P-235 Deniz Karakol Uçağı

3. Soru: Türk Deniz Kuvvetleri 6 adet P-235 deniz karakol uçağına sahip. 6 adet P-72 deniz karakol uçağının yakında envantere girmesi bekleniyor. Bu hava gücü Türk Deniz Kuvvetleri için yeterli midir?

Meltem-IV programı olmalı mı? İHA’lar üzerinden mi devam edilmeli?

P-8 Poseidon ve P-1 deniz karakol uçakları için ne düşüyorsunuz? Türk Deniz Kuvvetleri bu tip uçaklara sahip olmalı mı?

Eski Deniz Kuvvetleri komutanlarımızdan biri jet motorlu, daha büyük gövdeli deniz karakol uçaklarına yönelik görüş bildirmişti.

İHA’lar hiç şüphesiz ki farklı sensörler taşıyarak çok büyük bir boşluğu dolduruyorlar. Ancak insanlı uçaklara da ihtiyaç azalmanın yanında artmış durumda. En güzel örnek ABD üretimi P-8 Poseidon. Bu uçakların çok farklı sensörlerle donatılabilmesinden dolayı… Bu sensörlerin gerektirdiği hacim var, bu sensörlerin gerektirdiği elektrik gücü, soğutma ihtiyacı var. Bazen yeni geliştirilen bir sistemin entegre edilmesi gibi durumlar olabiliyor.

Bu ihtiyaçlara cevap verebilecek bir gövde de çok küçük olmuyor. Büyük bir gövde ve çok fazla elektrik gücü gerekiyor. Gövde büyüdüğü anda da zaten olay insansız uçaktan insanlı uçağa doğru gidiyor. İlaveten bu çok farklı sensörlerin çalışması, idare edilmesi, topladıkları verinin anında değerlendirilmesi, kıymetlendirilmesi ve diğer dost unsurlarla paylaşılması da ayrıca donanım ve ekipman gerektiren, operasyonu idare edebilecek personelin orada bulunmasını gerektiren işlemler.

P-8 Poseidon Deniz Karakol Uçağı

Buradan da kaçınılmaz olarak insanlı uçaklara geliyoruz. Deniz karakol görevlerinin doğasından kaynaklanan bir husus var. Öteden beri çok farklı sensörlerle donatılmış uçakların kullanıldığı bir görev tipi. Manyetik, elektro-optik, radar sensörleri, sonobuoylar gibi… Kaçınılmaz şekilde büyük gövdeli bir uçağa ihtiyaç duyuluyor.
Bunun da farklı yöntemleri var. Ya deniz karakol uçağı olarak gövdeyi tasarlayacaksınız ya da mevcut bir uçak tasarımını alıp tadil edeceksiniz. Burada da ya nakliye uçakları ya da iş jetleri devreye giriyor. İş jetleri bakım, idame, yakıt masrafları nispeten düşük uçaklar. Tasarruflu olmak zorundalar çünkü sivil sektöre yönelik olarak geliştiriliyorlar. Uçuş maliyetleri görece düşük. Üstüne uzun süreli havada kalış yeteneğini de eklediğimizde özellikle geniş alanları gözlem gereksinimi olan ülkeler için iş jetleri ve küçük yolcu uçakları tabanlı deniz karakol uçakları faydalı olmakta.

Bizim coğrafyayı göz önüne alalım Karadeniz Havzası olduğu gibi, Doğu Akdeniz hatta Akdeniz’in batısına kadar uzanan bir coğrafya. Buralarda sürekli havada gözelerimizin kulaklarımızın olması gerektiği ihtiyacını da eklersek ben çok uzak olmayan bir gelecekte büyük gövdeli deniz karakol uçağı ihtiyacının gündeme gelmesinin gerektiğine inanıyorum.

Normal şartlarda P-8 çok güzel bir çözüm olabilir. Ama bir yandan da Türk Savunma Sanayii’nin geldiği noktayı ve elde ettiği kabiliyetleri göz önüne alırsak bizim de mevcut bir uçağı tadil ederek Türk tipi bir ağır ve büyük deniz karakol uçağı üretmememiz açısından ben bir engel göremiyorum.

Böyle bir şey değerlendirilir değerlendirilmez ayrı bir mesele ancak böyle bir proje bence kesinlikle gündeme gelmesi gereken güzel bir proje olur.

Son dönemde Ukrayna ile ilişkilerimiz çok iyi. Ama tabi bu sadece ilişkilerin iyi olması ile çözülebilecek bir mesele değil. Ukrayna’nın finansal olarak, teknik olarak, mühendislik olarak böyle bir uzun vadeli projeye ne kadar dayanabileceği önemli bir konu.

Ukraynalı Antonov Üretimi AN-178 Kargo Uçağı

Ukrayna üretimi uçak güzel bir alternatif olarak görünüyor ama bu uçak böyle bir tadilata uygun mu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin harekat isterleri ne, performans isterlerini karşılıyor mu gibi ne gibi tadilatlar ne gibi tasarım değişikleri yapılması gerekir bunlara bakılması lazım.

Eğer bütün bu unsurlar artı puan alıyorsa bence çok güzel de bir iş birliği projesi olur.

Japon üretimi P-1 güzel bir uçak. Ancak çok yüksek maliyetli, pahalı bir uçak. Çünkü yalnızca bu görev için tasarlanmış bir gövdeye sahip. Japonya’nın kendine özgü bazı koşulları var. Japonya çok kısa bir süre önceye kadar hiçbir silah ve savunma ürünü ihraç etmeyen bir ülkeydi. Mevzuatlarında bunu engelleyen maddeler vardı. Bu koşulları bir miktar hafiflettiler. Savunma ihracatına ve uluslararası iş birliğine daha yakın bir konum gösteriyorlar. Ancak Türkiye ile böyle bir iş birliği yapmaları politik olarak çok kolay olmayabilir.

Ayrıca Japonya’nın kendilerine özgü bu durumundan kaynaklı olarak savunma ürün maliyetleri hep çok yüksektir. Yoksa teknoloji olarak ve kabiliyet edenimi olarak çok önemli bir kaynak olabilir. Ancak P-1 gibi platformun alınması çok kolay olmayacaktır.

Öncelikle hem Japon kamuoyunun hem de siyasi mekanizmasının böyle bir iş birliğine açık olması gerekir.

Geçmişte bir dönem Altay Tankı’nın güç paketi için nabız yoklaması yapılmış. Ancak Japonya’nın çok sıcak bakmadığına yönelik haberler çıkmıştı.

Uydu konusu istisna olabilir. Ancak askeri alanda böyle bir iş birliği sıkı bir diplomatik ilişki gerektirecektir. İmkansız değil ancak uygulanabilirliğinin çok düşük olduğunu değerlendiriyorum.

Japon Kawasaki Üretimi P-1 Deniz Karakol Uçağı

4. Soru: Türk Deniz Kuvvetleri’nin AB-212 deniz helikopterleri oldukça yaşlı. TCG Anadolu’nun ve yeni platformların envantere girmesiyle deniz helikopteri ihtiyacı artacak. TUSAŞ’ın üreteceği 109 adet T-70 helikopter projesinde Türk Deniz Kuvvetleri’nin payı yok.

Türk Deniz Kuvvetleri’nin orta sınıf helikopter (Seahawk) ihtiyacı nasıl karşılanabilir?
Gökbey Helikopterleri bu ihtiyacın belirli bir kısmını karşılayabilir mi? Gökbey’in Wildcat, Lynx, Z-9 gibi bir türünü görebilir miyiz?

Deniz çok zor bir ortamdır. Deniz ortamı düşmandır aslında. Üzerinde bir insanın görev yapması oldukça zordur. Bu gibi karmaşık sistemlerle donatılmış, yoğun elektronik sistemlere sahip platformların görev yapması çok çok zordur.

Dolayısıyla deniz ortamında görev yapacak bir cihazın, bir makina, bir uçak ya da helikopterin o ortama göre tasarlanması ve üretilmesi gerekir. En basit mekanik parçadan en karışık sisteme kadar her şeyin deniz ortamına, neme ve rutubete uygun olarak üretilmesi gerekir.

Gökbey hem sivil hem askeri kullanıcılara hitap edecek bir hafif genel maksat helikopteri. Gökbey’in deniz ortamına uygun modelinin üretilmesi tabi ki mümkün. Çok da güzel bir proje olur. Ancak bunun için de Gökbey’in neredeyse sıfırdan ele alınıp; her türlü mekanik, elektronik aksamının denizin korozif rutubetli ortamına, deniz ortamında maruz kalacağı şoklara, titreşimlere dayanıklı olarak yeniden ele alınması gerekecektir. Burada bu ek durumların ek maliyete sebep olacağını belirtmek gerekir.

Gökbey Helikopteri

Gökbey hafif sınıf bir genel maksat helikopteri. Gökbey’e biçeceğimiz görevlerin ve doğal olarak sensörlerin ve görevlerin kapsamı sınırlı olabilir. Hafif ulaştırma, irtibat ya da küçük gemilerde kullanılmak üzere keşif-gözetleme ve arama-kurtarma maksatlı olarak tabi ki kullanılabilir. Bu ihtiyacın bir kısmını Gökbey karşılayabilir.

Ancak denizaltı savunma ve su üstü harbi gibi muharip görevler için taşıyacağı yük miktarına bağlı olarak Seahawk’ların tüm görevlerini üstlenebileceğini söyleyemeyiz.

Gökbey’in Seahawk’ların üzerindeki yükün azaltılması bakımından ciddi faydası olur. Gökbey ağırlık olarak Wildcat ve Z-9’a benzer bir helikopter. Eğer Gökbey’in çevresel şartlara dayanımı, zorlu hava şartlarında tutunması, havada asılı kalabilme gibi çeşitli performans kriterleri açısından deniz harekatlarına uygun bir tasarımı varsa çok kolay bir şekilde İngiliz ve Çin helikopterlerinin muadili olarak boy gösterebilir.

Wildcat Helikopteri

5. Soru: Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı Amfibi Deniz Piyadeleri helikoptere sahip değil. Helikopter ihtiyaçları Deniz ve Kara Kuvvetleri tarafından karşılanıyor.

Türk Amfibi Deniz Piyadelerinin ABD’li “Marines” tarzı bir yapıya kavuşması, kendi helikopterlerine sahip olması, yurtdışı, deniz ötesi operasyonlarda daha etkin rol alması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Jandarma’ya ve polis’e yapılan helikopter yatırımları gibi Amfibi Deniz Piyadelerine de helikopter tedariği yapılmalı mı?

Ben Amfibi Deniz Piyadelerinin süratle envanter olarak ve hatta teşkilat olarak büyütülmesi taraftarıyım. En son Libya örneğinde görüldüğü üzere Türkiye’nin deniz aşırı askeri ve savaş dışı harekat ihtiyacı giderek artıyor. Amfibi Deniz Piyadeleri bu ihtiyacı karşılayacak birinci birlik olmalıdır benim kanaatime göre.

TCG Anadolu bu anlamda bir dönüm noktası olabilir. Çünkü TCG Anadolu ile birlikte çeşitli araç gereç alımları da yapılacak. Bunlardan en bilindik olanı FNSS tarafından geliştirilen ZAHA Zırhlı Amfibi Hücum Aracı.

Amfibi Deniz Piyadelerinin orta ve hafif sınıf zırhlı muharebe araçları, farklı türde paletli ve tekerlekli zırhlı araçlar olmak üzere envanterin süratle geliştirilmesi taraftarıyım.

Amfibi Deniz Piyadeleri için helikopter ihtiyacının gündeme gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Hem nakliye hem de uzun vadede taarruz helikopteri anlamında.

Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı gibi Amfibi Deniz Piyadelerine de helikopter tedariğinin gündeme gelmesi gerektiğini düşünüyorum.

Konu ile ilgili yazılarımız:

Deniz Karakol Uçakları

P-72 / ATR-72 Deniz Karakol Uçakları

AV-8B HARİER SAVAŞ UÇAKLARI

P-8 Poseidon Deniz Karakol Uçağı

P-1 Deniz Karakol Uçağı

P-235 Deniz Karakol Uçağı

Mavi Vatanı Korumaya Adanmış Askerler: Amfibi Deniz Piyadeleri-Timsahlar

 

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Gelecek Mavi Vatan!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.